İade oranı nedir?

İade oranı, belirli bir dönemde gerçekleşen satışların ne kadarının müşteri tarafından iade edildiğini gösterir.

Örneğin 100 siparişin 8'i iade edildiyse:

İade Oranı = (8 / 100) × 100 = %8

İlk bakışta %8 düşük görünebilir. Ancak e-ticarette asıl önemli olan yalnızca kaç siparişin geri geldiği değil, bu iadelerin işletmeye toplam maliyetidir.

İade neden kârı daha fazla etkileyebilir?

İade edilen bir siparişte satış geliri geri gider ancak satış sırasında oluşan bazı maliyetler tamamen geri dönmeyebilir.

Bunların arasında ürüne ve satış kanalına göre:

  • Gidiş ve dönüş kargo maliyetleri
  • Paketleme giderleri
  • Pazaryeri veya operasyon kesintileri
  • Reklam maliyeti
  • Hasarlı veya kullanılmış ürün zararı
  • Yeniden paketleme ve stok işlemleri

bulunabilir.

Örneğin bir üründen normalde 200 TL net kâr ettiğinizi düşünün. İade edilen siparişte 70 TL ek maliyet oluşuyorsa yalnızca 200 TL'lik kazancı kaybetmezsiniz. İşletmenin toplam sonucu üzerinde ilave 70 TL'lik yük de oluşur.

Bu nedenle %10 iade oranı, net kârın yalnızca %10 düşeceği anlamına gelmez.

İade oranı nasıl düşürülür?

İadeyi azaltmanın en etkili yollarından biri müşterinin satın almadan önce ürün hakkında doğru beklentiye sahip olmasını sağlamaktır.

Ürün fotoğrafları gerçeği yansıtmalı, açıklamalar eksik bırakılmamalı ve ürünün ölçü, renk, malzeme gibi önemli özellikleri açıkça belirtilmelidir.

Özellikle giyim ürünlerinde doğru beden ve ölçü tablosu büyük fark yaratabilir. Elektronik veya teknik ürünlerde ise uyumluluk bilgilerinin açık şekilde verilmesi yanlış siparişlerin önüne geçebilir.

Paketleme de göz ardı edilmemelidir. Ürün müşteriye hasarlı ulaşıyorsa ürün sayfası ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun iade kaçınılmaz hale gelebilir.

Hangi ürünlerin iade oranı takip edilmeli?

Yalnızca mağazanın genel iade oranına bakmak yeterli değildir. İade oranını ürün bazında takip etmek daha anlamlı sonuç verir.

Bir ürün sürekli iade ediliyorsa sorun fiyatında değil; açıklamasında, fotoğraflarında, kalitesinde, beden bilgisinde veya paketlemesinde olabilir.

Örneğin mağazanın genel iade oranı %5 iken belirli bir üründe bu oran %18'e çıkıyorsa o ürünü ayrıca incelemek gerekir.

Mümkünse iade nedenlerini de kayıt altına alın. “Beden olmadı”, “görseldekinden farklı”, “hasarlı geldi” gibi nedenlerin tekrar etmesi, sorunun nerede olduğunu doğrudan gösterebilir.

İade maliyetini fiyat hesabına dahil etmeli misiniz?

Düzenli iade alan ürünlerde beklenen iade maliyetini kârlılık hesabına dahil etmek daha gerçekçi sonuç verir.

Kağıt üzerinde %25 kâr marjıyla sattığınız bir ürün, yüksek iade oranı nedeniyle gerçekte çok daha düşük kâr bırakabilir.

Bu yüzden e-ticarette yalnızca “kaç adet sattım?” sorusuna değil, “iadelerden sonra kaç satış gerçekten kârlı kaldı?” sorusuna da bakmak gerekir.